Her yanlışı cezalandırmak zorunda değiliz

 

Ceza mekanizmasını kullanacaksak, her yanlışı cezalandırmak zorunda değiliz. 
 
Her yanlış yaptığında çocuğa ceza vermek çok sağlıklı bir yaklaşım değil. Bu çocukla aramızdaki ilişkiyi bozar ve bizi de gereksiz yere üzer. 
 
Fakat bir şekilde ceza da vermemiz gerekiyor çünkü çocuğun beyni buna duyarlı, o genler tarafından belirlenen bir mekanizma ve boşu boşuna var edilmiş bir mekanizma değil. 
 
O çocuğun terbiye edilmesi sürecinde kullanılan bir mekanizma, insan beyni buna duyarlı. 
 
Onun için Kuranı Kerimde 70 küsur ayeti kerimede hem cennet ten hem de cehennemden bahseder. 
 
Ve insan beyni orada kendisine vaat edilen o ödüle ve oradaki cezaya duyarlıdır. Ayeti Kerimelerin okunması beynimizdeki limbik sistemde yerleşik olan o ödül ve ceza mekanizmasını harekete geçiriyor. 
 
Dolayısıyla cennete götüren davranışlar beynimizde dopamin ile eşleşiyor, cehenneme azaba götüren davranışlar ise beynimizde adrenalin korku hormonuyla eşleşiyor. 
 
O olumsuz davranışlara karşı bir müddet sonra kaçınma tepkisi oluşuyor, o olumlu davranışlara, ibadetlere karşı da bir müddet sonra yakınlaşma tepkisi oluşuyor. 
 
Böylelikle Mevla bizi terbiye etme sürecinde ödül ve cezayı etkin bir şekilde kullanıyor.