Korku aklı bloke eder

 
Ne diyor telefon dolandırıcıları:
 
Sizin telefonunuz ya da hesabınız terör örgütünün eline geçmiş diyor ve terör örgütü tarafından çeşitli operasyonlarda kullanılmıştır  diyor. 
 
Zaten terör örgütü denilince eyvah kişi terör örgütüyle etkileşim içerisine girmiş vaziyette. Ya da mafya ile tehlikeli bir etkileşime girmiş vaziyette. Bu normal sıradan insan açısından günlük hayatta çok da temas edemeyeceği fakat temas etmekten korktuğu bir olgudur.
 
Ne yapıyor?
Korkuyor.
Bununla birlikte ikinci bir korku unsuru daha. Sizinle ilgili, hakkınızda açılmış olan bir dava var.
 
Eyvah.
Bir tarafımızda terör örgütü paçayı kaptırmışız oraya, öte taraftan devlet tarafından da şüpheli olarak görünüyoruz.
 
Bu alt beynimizi tedirgin ediyor. İçimizdeki çocuk korkuyor tabiri caizse. 
 
Korkmaz mısınız?
Tabiki korkarsınız. Eğer bu konuda bilinçli değilseniz, bu konuda eğitimli değilseniz.
 
Ama eğer siz, ooo biz nerelerden geçtik, ne terör örgütleri, ne hakimler, ne savcılar, ne yapılanmalar gördük, düştük kalktık diyorsa alt beyin o korku mekanizması devreye girmez.
Tabi o zaman karşıdaki kişi telefonu kapatıyor. Diyorlar ki; bu aradığımız kek değil.
 
Sizin o taraklarda beziniz yok ise o zaman alt beyin, eyvah varlığımız tehlike altında, bu sıra dışı bir durum güvenliğimiz tehdit altında diyor  ve alarm mekanizmasını devreye sokuyor. Sempatik sinir sistemimizi devreye sokuyor.
 
Zaten o sempatik sinir sistemimiz devreye girdiği anda sen sen olmaktan çıkıyorsun. 
 
Böbrek üstü bezlerimizden adrenalin karışıyor kanımıza, adrenalin kan dolaşımımız aracılığıyla bütün bedenimize yayılıyor, bir anda kalp atışlarımız hızlanmaya başlıyor, kaslarımız gerginleşiyor, ışı ışık ses duyarlılığımız artıyor.
 
Damarların en yoğun olduğu bölge beynimizdir, dolayısıyla kortekstir, dolayısıyla adrenalinden en fazla etkilenen bölge de kortekstir, aklın üzerinde çalıştığı yapıdır.
 
Adrenalin devreye girdiğinde korteksin etkisi asgari düzeye iniyor. Korteksin faaliyetlerinin asgari düzeye inmesi demek kişinin aklının ve vicdanının devre dışı kalması demektir.
 

Telefon dolandırıcıları ve şebekeleri daha ziyade üst beynimizi değil, alt beynimizi hedef alıyor.

 
Telefon dolandırıcıları ve şebekeleri daha ziyade üst beynimizi değil, alt beynimizi hedef alıyor. 
 
Yani diğer bir deyişle içimizdeki çocuğu etkilemeyi, onu kandırmayı hedef alıyor. 
 
Üst beyini kandırabilmek o kadar kolay değil. Çünkü akıl bir şekilde orada kendini düzeltiyor, vicdan kendini düzeltiyor ama alt beyin üzerinden insanları manüpüle edebilmek, kullanabilmek çok kolaydır.
 
Reklamlarda bile hep alt beyine yönelik eylemler vardır.
 
Telefon dolandırıcılığında birincisi hep kendinden emin bir şekilde konuşuyorlardı diyorlar. 
 
Yani bu konuşan insanlar tiyatro yeteneğine sahip insanlar. Bir savcı gibi bir emniyet amiri gibi konuşuyorlar. Ki bunların her ikisi de insanların bilinçaltında itaat edilmesine zorunlu olan en üst somut otoritedir.
 
Arka planda da telsiz konuşma sesleri veya bir gürültü veriyorlar sanki bir kamu kuruluşundan aranıyormuş ya da bir karakoldan aranıyormuş havası oluşturuluyor.
 
Tabi kişinin bilinç düzeyi bu sesleri çok iyi seçemiyor fakat bilinç altımızın algısı bilinç üstümüzün algısının çok daha üstündedir. Üst beyin düzeyinde algılayamayacağımız sesler alt beyin tarafından işitilir ve işleme tabi tutulur. Diğer bir deyişle alt beynimize ben senin için boyun eğmen gereken bir otoriteyim mesajı veriliyor.
 
Bu otoriteye boyun eğme olgusu insanın fıtratında vardır.