Vicdanımız anne babamızın ağzıyla konuşur

 
Bazı insanlara bakıyoruz, aşırı derecede baskıcılar, müdahaleciler. Eşlerine karşı, çocuklarına karşı, patronsa çalışanlarına karşı, ast olarak kimi görüyorsa ona karşı böyle baskıcı ve müdahaleci bir yaklaşım sergiliyorlar. 
 
Burada da sen kalıplayıcı anne baba tarafınla yaklaşıyorsun demektir. Mesela babanızın kalıpları vardır ve sizden onun gibi kalıplayıcı, ip gibi olmanızı bekledi. 
 
Peki siz ne yaptınız? Ben hayatım boyunca onun bu yaklaşımından hiç hoşlanmadım ama uyum gösterdim. 
 
Çünkü bağırıyordu çağırıyordu, kızıyordu,  dövüyordu, annem üzülüyordu, huzursuzluk çıkmasın diye idare ediyordum. 
 
Ne oldu zaman içerisinde? Farkında olmadan Babanı modelledin. Hani anne ve babalar şikayet ederler ya! Ya hocam anne ve babamın yıllarca bana olan yaklaşımından şikayet ettim, tan ettim, buğz ettim, kendime sözler verdim. 
 
Ben büyüdüğümde böyle anne ve baba olmayacağım diye. Ama gel gör ki bugün anne ve babamın hatalarını ben de tekrarlıyorum.
 
İşte bunun sebebi bu. İçimizde anne baba tarafımız var ve o anne baba tarafı anne babamızı modelledi. 
 
Evet biz yetişkin tarafımızla, aklımızla anne babamız bize karşı sağlıklı yaklaşımlar sergileyemedi.
 
Allah onlardan ebeden razı olsun. Fakat tavırları, yaklaşımları sağlıklı değildi. Yetişkin tarafımızla biliyoruz bunu. 
 
Fakat yetişkin tarafımız devrede değil ki çocuğumuzla iletişim kurarken, eşimizle iletişim kurarken, astımızla iletişim kurarken ya da çevremizdeki insanlarla iletişim kurarken yetişkin tarafımız devrede değil ki. 
 
Hangi tarafımız devrede? Anne baba tarafımız devrede. Ne oluyor anne baba tarafı devrede olduğunda? O babadan anneden gördüğü kalıplayıcı, müdahaleci, baskıcı bir şekilde yaklaşıyor. 
 
Kafasında şablonlar var ve karşısındakini o şablonlara sıkıştırmaya çalışıyor, baskı yapıyor, yeri geldiğinde şiddet uygulamaktan, azarlamaktan kaçınmıyor. Ya da küsüyor, uzaklaşıyor, kırılıyor, benim istediğim gibi değilsin diyor. 
 
Böyle insanların çocukları ya aşırı derecede uyumlu bağımlı tipler olur ya da aşırı derecede özgür, hırçın tipler olur. Böyle insanlar kişiyi ya bağımlı hale getirir ya da isyankar, tepkili hale getirir. Zordur bu tür insanlarla baş etmek.
 
 
Bu yapı söyledikleri itibariyle 2 ye ayrılır;
 
1. Koruyucu anne baba; ki bazı anne babalara bakarız koruyucudur, kollayıcıdır. Aman yavrum dikkat et, üşütürsün, soğuk içme, terleme vs. üzerine titrer. Acır, şefkatle, merhametle yaklaşır. Bizim bütün istek ve arzularımızı karşılamaya çalışır elinden geldiğince.
 
Bu iletişimi biz çocuklarla iteşim sürecinde onaylıyor muyuz? Hayır onaylamıyoruz. Bu yaklaşım çocuğun büyümesine mani olur. 
 
Evet zahiren bakıldığında çocuk büyüyor fakat onun aklı yeterince olgunlaşmıyor. Çünkü anne ve babanın gölgesi altında. 
 
Bu tarz insanlara baktığımız zaman onlar büyüdüklerinde de koruyucu anne baba taraflarının devrede olduğunu görüyoruz. 
 
Koruyucu anne baba tarafı gerek kendileriyle ilgili iletişim sürecinde devreye giriyor, aman evladım üşütürsün, hasta olursun, dikkat et vs. konuşuyor ve bizi baskılamaya devam ediyor. 
 
Bizim başkalarıyla olan ilişkimizde de devreye giriyor bu koruyucu anne baba tarafımız. İşimize sanki bizim çocuğumuzmuş gibi davranıyoruz.
 
Çocuğumuza büyümesine, yavaş yavaş kendi ayakları üzerine durabilecek yaşa gelmesine rağmen sanki korunmaya kollanmaya muhtaçmışçasına yaklaşıyoruz. Patronsak çalışanlarımıza aşırı kollayıcı yaklaşıyoruz.