Yetişkin tarafımız mı yoksa çocuk tarafımız mı devrede

İçimizdeki ses anne babamızın ağzıyla konuşmaya başladığı zaman içimizdeki çocuk devreye giriyor. 
 
O çocuk kaç yaşlarında 3-4-5-6 yaşarında diyelim. Bir çocuk için ebeveyni nedir? Astığı astık, kestiği kestik söyledikleri kanundur. 
 
Yetişkin tarafımız bunları akıl süzgecinden geçiriyor ama içimizdeki çocuk bundan etkileniyor. 
 
Dedik ya duygular alt beynimizde oluşuyor. Dolayısıyla o yapı direkt alt beynimizi harekete geçiriyor. Direk duygu durumumuzu değiştiriyor. 
 
Ve bizde diyoruz ki; ben şimdi niçin korktum ki? Neden bu kadar kafaya taktım. Neden bu kadar büyüttüm. 
 
Çünkü içindeki ses yani anne baba tarafın konuşmaya başladı. Ve bu konuşma çocuk tarafını etkiledi. 
 
Ve bu etki duygu olarak tezahür etti. O zaman bir şekilde içimizdeki o anne baba tarafımızla iletişime geçip onu anlayıp hissetmek durumundayız. 
 
İnsiyatifi ondan almak durumundayız.
Bunu nasıl yapacağız. Bu aşama aşama. Öncelikli olarak onu tanımış olduk.
 
Peki anne baba tarafımızla nasıl iletişime geçeceğiz. Bu yapıyı nasıl yöneteceğiz? 
 
Konuşmalarına bizim içsel işlevlerimize, düşünce duygu ve davranışlarımızın uyum süreçlerine olan etkisini nasıl yöneteceğiz?
 
Bunları ayrıca ele alacağız.
 

yetişkin tarafımızı devreye sokmamız gerekiyor.

 
Öncelikli olarak yetişkin tarafımızı devreye sokmamız gerekiyor.
 
Anne baba tarafımızın farkına vardık mı? Vardık.
 
Onu iyi anlamak, iyi tanımak durumundayız.
 
Peki bunu nasıl yapacağız.
Hemen bir uygulama yapalım. Onu karşımızda hayal etmenizi istiyorum. İçinizde konuşan o yapıyı hayal etmenizi istiyorum. 
 
Nasıl birisi? Anneniz mi canlanıyor gözünüzün önünde, babanız mı? Yoksa her ikisi birlikte mi canlanıyor. 
 
Tanımadığınız birisi mi var yoksa gözünüzün önünde? Biz buna görsel düşünme diyoruz. Onunla rabıta kurun, irtibata geçin. Onu hayal edin bakalım. 
 
Ve o konuşurken içinizdeki o anne baba yönünüzün kaç yaşındaki hali gözünüzün önünde canlanıyor. O yaşlar sizin kaç yaşlarınıza tekabül ediyor.
 
Benim şahsen baktığım zaman gözümün önünde genç bir anne baba canlanıyor. Belki benim üç, dört, beş, altı, yedi yaşlarıma tekabül eden bir evre. Onların o gençlik halleri. 
 
Sizde bir bakın karşınızda canlanan o anne baba ki illa anne baba olmak zorunda da değil. Ebeveyn konumunda olan başkası da olabilir. Teyzeniz, amcanız, halanız, anane babaanne, hocanız, öğretmeniniz de olabilir. Kim onlar kaç yaşlarındalar ve sizin kaç yaşlarınıza tekabül ediyor şöyle bir tespit edin.
 
Bu neden önemli?
 
Çünkü içimizdeki o yapı konuşmaya başladığı zaman içimizdeki çocuk devreye giriyor. O çocuk kaç yaşlarında 3-4-5-6 yaşarında diyelim. 
 
Bir çocuk için ebeveyni nedir? Astığı astık, kestiği kestik söyledikleri kanundur. Dolayısıyla anne babamızın o dönemdeki yaklaşımı, söylemi, tarzı içimizdeki çocuğa yönelik. 
 
Yetişkin tarafımız bunları akıl süzgecinden geçiriyor, vicdan süzgecinden geçiriyor. Ama içimizdeki çocuk bundan etkileniyor. 
 
Dedik ya duygular alt beynimizde oluşuyor. Dolayısıyla o yapı direkt alt beynimizi harekete geçiriyor. Direk duygu durumumuzu değiştiriyor. Ve bizde diyoruz ki; ben şimdi niçin korktum ki? Neden bu kadar kafaya taktım. Neden bu kadar büyüttüm. 
 
Çünkü içindeki anne baba tarafın konuşmaya başladı. Ve bu konuşma içindeki çocuk tarafını etkiledi. Ve bu etki duygu olarak tezahür etti. O zaman bir şekilde içimizdeki o anne baba tarafımızla iletişime geçip onu anlayıp hissetmek durumundayız. İnsiyatifi ondan almak durumundayız.